Boya Terimleri

Aramak istediğiniz kelimeyi yazınız:
Terim
Term
Terim
Tanım
Kuvvetli korozyon yıpranmasına uğraması olası olan yüzeyleri korumak amacıyla kullanılan, yüksek korozyon dayanımına ve mekanik dirence sahip boyaların genel adı.
Kapı, pencere pervazı, bahçe çiti, bahçe mobilyası gibi dış ortamda kullanılan eşyanın ve iç ortamda kullanılan iç kapılar, parke, mobilya gibi ahşaptan yapılan nesnelerin yüzeylerine, koruma ve süsleme amacıyla uygulanan organik kaplamalar. Başlıca örneklerini, ahşap koruyucular, renklendiriciler, astarlar, dolgu vernikleri, macunlar, son kat boyalar ve vernikler oluşturur.
Suya batık halde kullanılan nesnelerin yüzeylerine; bu yüzeylerde, çeşitli canlıların, bunların kalıntılarının ve kalıntılara bulaşmış çeşitli kirliliklerin birikmesini önlemek amacıyla uygulanan boyalar.
Temel işlevi, üzerine uygulandığı metalin korozyona uğramasını engellemek olan boyalar. Antikorozif boyalar, bileşimlerinde yer alan bağlayıcılar, pigmentler ve katkılar sayesinde korozyonu önlerler. Metale iyi yapışan ve suya dirençli bağlayıcılar; metal yüzeyi pasifleştirerek koruyan antikorozif pigmentler; yapışmayı, su iticiliğini artıran veya metali elektrokimyasal yolla koruyan katkılar bu amaçla kullanılırlar.
Ağır hizmet boyası gamlarında, yeterli toplam kalınlığı sağlamak amacıyla, astarla son kat arasında uygulanan boya katı.
Aynaların, işlevlerini yerine getirmeleri için, aynanın arka yüzüne (sırtına) çeşitli tabakalardan oluşan bir kaplama yapılır. Ayna yüzeyindeki yansıtma işlevini yerine getirmek için, arka yüze kaplanan gümüşü korozyondan korumak için ince bir bakır filmi ve bakırı, aynaların kullanıldığı, banyo, tuvalet vd. ıslak mekânlarda korozyondan korumak için de ayna boyaları uygulanır.
Başta otomotiv OEM ve oto tamir boyalarında, sertleşmiş astar yüzeylerine uygulanan ara kat boya. Baz kat boyalar henüz yaşken üzerlerine vernik uygulanarak hem hem albenili bir yüzey hem de koruma sağlanmış olur. Baz kat boyalar, yaygın olarak, metalik ve sedef pigmentler de içerirler.
Buzdolabı, fırın, bulaşık makinası, çamaşır makinası vb. ev eşyasının boyanmasında kullanılan boyalar. Onbeş yıl öncesine kadar yaş boyanın ağırlıklı olarak kullanıldığı bu alanda, günümüzde çok ağırlıklı olarak toz boyalar kullanılmaktadır.
Levha halinde çekilerek üretilip bobin biçiminde sarılan metallerin hızlı hatlarda boyanmasında kullanılan, esnekliği ve dış dayanımı yüksek filmler oluşturan boyalar. Ayrıca Bkz. Boyalı metal
1) Bileşiminde pigment adı verilen renk verici maddeler bulunan organik kaplama malzemesi; 2) İçinde pigment bulunan ve bir yüzeyi kaplamış durumda bulunan organik kaplama filmi (Not: tüm organik kaplama türleri içinde en çok ve en yaygın kullanılanı olması nedeniyle "boya" sözcüğü, çoğu kez, "organik kaplama" sözcüğünün yerini alacak biçimde de kullanılır).
Boya filminde, konik biçimli küçük bir delik açarak, ölçekli bir büyüteç yardımıyla filmi oluşturan katların kalınlıklarını ayrı ayrı belirlemeye yarayan “tahribatlı test” cihazı. Boya delici, bir pil yardımıyla düşey dik kenarı etrafında dönen, dik üçgen biçimli çelik bıçaktan ve ölçekli bir büyüteçten oluşur.
Sertleşmiş boya filminin, uygulandığı yüzeyden kolayca sökülmesi amacıyla kullanılan bir boya yardımcı malzemesi. Boya sökücüler, çeşitli bağlayıcı ve katkılarla jöle kıvamına getirilen kuvvetli çözgenleri içerirler ve çözgenlerin şişirme/kabartma etkisiyle boya filminin sökülmesini sağlarlar. Kabaran boyanın yıkanarak uzaklaştırılabilmesi için, boya sökücülerin suyla karışabilir özellikte olması sağlanır.
Bobin halinde sarılmış metal levhaların hızlı hatlarda açılıp, yüksek sıcaklıkta sertleşen boyalarla kaplanmasıyla elde edilen malzeme. Boyalı metal malzeme, özel olarak tasarlanmış boyalar kullanıldığı için kalite ve dayanım açısından, açığa çıkan VOC, artyakıcılarda yakıldığı ve enerji olarak geri kazanıldığı için çevre açısından ve uygulama hızının yüksekliği nedeniyle de verimlilik açısından ilginç bir çözüm oluşturmaktadır.
Işığın saçınmasına yol açmayacak kadar küçük tanecikler halinde olan, suda veya bazı organik çözgenlerde çözünen renklendirici kimyasal madde. Boyar maddeler pigmentlere göre, genel olarak, daha düşük dış dayanıma sahiptirler.
Parlaklık ölçme cihazıyla 60°’de ölçülen parlaklığı 80’in üzerinde olan boyalı yüzeyler “çok parlak” olarak anılırlar.
Bileşiminde herhangi bir çözücüye yer verilmese de, boya uygulamasının yapılabileceği kadar düşük viskoziteye sahip olabilen boyalar. Çözgen içermeyen boyalar, bağlayıcı olarak küçük molekül ağırlıklı polimerlerin, oligomerlerin veya reaktif monomerlerin kullanılmasıyla üretilirler (Örn: Işımayla sertleşen kaplamalar, çözgensiz epoksi kaplamalar, vd.).
Bileşiminde yer alan polimerik bağlayıcıların, uçucu organik sıvılar olan organik çözgenlerde çözündüğü boyalar.
Bileşiminde yer alan polimerik bağlayıcıların, uçucu organik sıvılar olan organik çözgenlerde çözündüğü boyalar.
Yatlar, ticari deniz taşıtları ve askeri deniz taşıtlarının yanısıra, deniz yoluyla yük taşıma amacıyla kullanılan konteynerlerin boyanmasında kullanılan korozyon ve su dirençleri üstün boyalar.
Deniz konteynerlerinin iç ve dış yüzeylerinin boyanmasında kullanılan boyalar. Bu amaçla kullanılan dış yüzey boyalarından beklenen birincil işlev, yüksek korozyon ve su direncidir. Bu amaçla, epoksi esaslı astarlar ve akrilik, klor kauçuk veya alkid esaslı son katlar kullanılır. İç yüzey boyalarından beklenense, taşınacak kuru yükten konteyner iç yüzeylerinin etkilenmemesi ve taşınacak kuru yüke konteyner iç yüzeylerinden ve boyadan bir bulaşıklık olmamasıdır.
Sığır, domuz, koyun gibi hayvanların tabaklanmış derilerinin albenili hale getirilmesi amacıyla boyanmasında kullanılan esnek boyalar.
Birinci bileşeni epoksi reçinesi esaslı, ikinci bileşeni poliamid reçinesi esaslı olan iki bileşenli boyalar.
Sanayi Boyaları pazarının, teknik ya da ticari açıdan ayrıca gruplandırılmayan alt dilimlerini kapsayan pazar dilimi. Genel Sanayi Boyaları pazar diliminin içerdiği alt dilimler, İngiliz araştırma kurumu Paint Research Association (PRA)’ya göre şöyle sıralanabilir: Dayanıklı Tüketim Malları Boyaları; Isıtma, Havalandırma, Klimatizasyon Boyaları; Oto Yan Sanayii Boyaları; Metal Mobilya, Aksesuar ve Bağlantıları Boyaları, Genel Metal Sanayii Boyaları. Ancak, ülkemizdeki mevcut sanayi yapılanmasının, gelişmiş sanayi ülkelerindeki yapılara göre farklılıklar göstermesi nedeniyle, ayrı dilim olacak kadar büyüyememiş olan başka bazı etkinlik alanlarını da Genel Sanayi diliminin altında toplamak doğru olmaktadır. Bu nedenle, şirketimizdeki Genel Sanayi Boyaları etkinliği, aşağıdaki alt dilimlere hizmet edecek biçimde yapılandırılmıştır: Zirai Araç Boyaları, Ağır İş Makinaları Boyaları, Çelik Yapı Boyaları, İnşaat Malzemeleri Boyaları, Ev Aletleri Boyaları, Genel Metal Sanayii Boyaları. Ayrıca Bkz. Sanayi Boyaları
Bina inşaatlarının beton, sıvalı beton, demir ve ahşaptan mamul iç ve dış yüzeylerine birincil olarak süsleme (:Dekorasyon), ikincil olarak da koruma amacıyla, inşaat ortamında uygulanan boyaların genel adı. Aynı boya grubu dekoratif boyalar olarak da adlandırılır.
Daha çok deniz suyuna batık olarak kullanılan yüzeylere uygulanan bu sınıftaki boyalar, deniz suyu içinde kontrollü biçimde hidrolizlenen bağlayıcılar kullanılarak tasarlanıp üretilirler. Suyla teması sonucunda en üst tabakanın bağlayıcısının filmi terketmesiyle birlikte, yüzeye tutunan birikintiler de uzaklaşırlar. Böylece temiz ve parlak bir yüzey ortaya çıkar.
Özellikle kırışıklık görüntüsü verecek biçimde tasarlanıp üretilen boya. Kırışık boyalar, boya filminin üst yüzeyinin, filmin geneline göre daha hızlı kurumasını sağlayacak biçimde tasarlanırlar.
Yüksek gerilim uygulanarak iyonlaştırılan hava moleküllerinin, tabancadan püskürtülen toz boya zerrelerini de yükleyerek, (+) yükle yüklenen nesne yüzeyini çok az kayıpla kaplamaları için kullanılan bir elektrostatik kaplama yöntemi.
Katı polimer parçacıklarının su içindeki asıltıları olan lateks bağlayıcılar kullanılarak üretilen boyalar.
Değişik amaçla kullanılan metal ambalajların iç ve dış yüzeylerinin kaplanmasında kullanılan organik kaplamalar “Metal Ambalaj Boyaları”, “Teneke Lâkları” veya “Teneke Boyaları” olarak adlandırılırlar. Metal ambalaj boyaları, ambalajlanan malzemeyle, metal ambalaj malzemesi arasında bir yalıtım sağlamak, ambalaj malzemesinin dış yüzeylerinin paslanmasını önlemek ve ambalajı süslemek amacıyla kullanılır.
İçeriğinde bulunan, pulcuk yapılı alüminyum pigmentler dolayısıyla yeni kumlanmış pırıltılı bir metal yüzeyini andıran görüntüler veren boyaların genel adı.
Otomotiv ürünlerinin, üretilmeleri sırasında boyanmalarının ardından, kaza, çizilme vd. nedenlerle kısmen boyanmaları ya da çeşitli nedenlerle tamamen yeniden boyanmaları amacına yönelik olarak üretilip pazarlanan macun, astar ve son katlar. Plastik kısımlar, kumaş, polimerik köpük içeren koltuklar ve diğer ısıya dayanıksız aksesuar, “giydirilmiş” taşıtın 80°C’nin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalmasına izin vermez. Bu nedenle, oto tamir boyaları sektöründe kullanılan ürünler 80°C ve altındaki sıcaklıklarda kuruyup sertleşecek özellikte seçilirler. Öte yandan, özellikle kısmi tamir amaçlı boyamalarda, orijinal boyalı kısımla tamir boyası uygulanmış kısım arasında başlangıçta da, uzun kullanım süreleri sonrasında da renk ve parlaklık farklarının olmaması için, gerek orijinal boyalarda gerekse oto tamir boyalarında benzer dayanım özelliklerine sahip bağlayıcı ve pigmentlerin kullanılması gereklidir.
Temel etkinliğin hızla ilerleyen hatlarda montaj olduğu otomotiv fabrikalarında kullanılan otomotiv parçalarının çok büyük kısmı oto yan sanayii tesislerinde üretilir. Motor, radyatör, filtreler, koltuklar, aynalar, tamponlar, iç plastik parçalar, jantlar, jant kapakları gibi, kimi metal kimi plastik olan ve çoğunluğu boyanan bu parçaların boyanmasında kullanılan macun, astar, son kat ve verniklere oto yan sanayii boyaları denir. Orijinal araç parçalarına uygulanan boyaların yanısıra, taşıtın kullanım ömrü içinde gereken yedek parçalara uygulanan boyalar da bu sınıfa girer.
Yeni üretilen taşıta koruyuculuk ve görsel albeni kazandırmak için, otomotiv fabrikalarının boyahanelerinde uygulanan boyalar.
Günümüzde bir binek otosunun boya gamı, parantez içlerinde verilen temel işlevlere sahip olan aşağıdaki katmanlardan oluşmaktadır:
1) Daldırmayla uygulanan kataforetik astarlar (çok yüksek pas direnci sağlamak),
2) Sprey edilerek (püskürtülerek) uygulanan astarlar (taş çarpma direncini artırmak, son kat öncesi düzgün bir yüzey oluşturmak),
3) Sprey edilerek (püskürtülerek) uygulanan son katlar (boya gamının dış ortam koşullarına direncini artırmak, uzun süreli kalıcılığı olan parlak ve çekici renklere sahip bir görüntü oluşturmak).
Boyanın, dar bir yarıktan kesintisiz bir perde halinde akıtılarak, konveyör bant üzerinde ilerleyen panel biçimli nesneleri kaplaması esasına göre çalışan bir boyama yöntemi. Bu yöntem özellikle, levha biçimli mobilya elemanları üreten hızlı hatlarda ve ayna boyama hatlarında kullanılır.
Boyalı yüzeyi V biçimli bıçağıyla çizerek, ortaya çıkan boya tabakası kesitinin kalınlığını, ölçekli büyüteciyle belirlemeye olanak veren bir tahribatlı kalınlık ölçme cihazı.
Termoplastik özellikteki PVC reçinesinin dibütilftalat, bütil benzilftalat vd. plastikleştiricilerde çözünmesiyle hazırlanan ve PVC plastisol olarak anılan bağlayıcı kullanılarak hazırlanan boyalar. Boyalı metal sektöründe 100-200 mikrometre kalınlıkta filmler verecek biçimde uygulanan PVC plastisol son kat boyaların su ve ve çeşitli kimyasallara direncinin yüksekliği ve korozyon dayanımı dikkat çekicidir.
Sanayi boyaları pazarı içinde bulunan bazı pazar dilimleri, gerek Pazar dinamiklerinin, gerekse kullanılan boya teknolojilerinin özgülleşmesi sonucunda, zaman içinde ayrışmışlardır. İngiltere’nin prestijli araştırma kuruluşu’a göre, ayrışan Pazar dilimleri şöyle sıralanabilir:Otomotiv OEM boyaları; Oto Tamir Boyaları; Motosiklet Boyaları; Otobüs ve Kamyon Boyaları; Tren Boyaları; Deniz Boyaları; Uçak Boyaları; Koruyucu Boyalar; Sınai Ahşap Boyaları; Ziraat, İnşaat ve Hafriyat Makinaları Boyaları, Bobin ve Ekstrüzyon Boyaları; Metal Ambalaj Boyaları; Genel Sanayi Boyaları. Türkiye'de sanayi boyası pazarı içindeki bazı etkinlik alanlarının boyutu, bunların ayrı pazar dilimleri olarak gruplandırılmasına olanak verecek büyüklükte değildir. Dolayısıyla, bu etkinlik alanları Genel Sanayi Boyaları dilimine dahil edilir. Ayrıca Bkz. Genel Sanayi Boyaları
Açıya bağlı olarak değişen görsel etkiler sağlamak amacıyla, sedef pigmentler kullanılarak yapılan boyalar.
Temel bağlayıcı olarak selüloz nitrat reçinelerinin kullanıldığı, çözgen buharlaşmasıyla sertleşen boyalar. Selülozik boyaların kırılganlıklarını azaltmak amacıyla, selülozik boya formüllerinde, filmi yumuşatmak amacıyla, alkid reçinelerine ve plastikleştiricilere de yer verilir.
Boya üretiminin sanayileşmesinin ilk dönemlerinde, bağlayıcı olarak doğal yağ ya da reçinelerin yerine sentetik reçinelerin kullanıldığı boyalara verilen ad. İlk yaygınlaşan sentetik reçinelerin alkid reçineleri olmaları nedeniyle, tarihsel olarak, sentetik boyalar denilince alkid esaslı boyalar anlaşılmaktadır. Günümüzde kullanılan boya bağlayıcıların büyük çoğunluğunu sentetik bağlayıcılar oluşturmasına karşın, halen, sentetik boya terimi, daha çok alkid reçinesi esaslı boyalar anlaşılmaktadır
Boyalı metal olarak üretilen metal bobinlerinin, arka yüzeylerine, metalin arka yüzünü korozyondan korumak amacıyla uygulanan boya.
Toplama silindiri, besleme silindiri ve uygulama silindiri adı verilen üç paralel silindir kullanılarak yapılan boya uygulamaları. Boya tavasına batık biçimdeyken ekseni etrafında dönen toplama silindiri, yüzeyine sıvanan boyayı temas halinde olduğu besleme silindirine aktarır. Besleme silindiride, boyayı, yine temas halinde olduğu uygulama silindirinin yüzeylerine aktarır. Uygulama silindiriyse boyayı, bir taşıyıcı bant üzerine ilerlemekte olan nesne yüzeyine aktarır. Ayrıca Bkz. Direkt silindir uygulaması, Ters yönlü silindir uygulaması
Boya gamının en üst tabakasını oluşturan boyalar. Dış etkilere doğrudan maruz kalacağı için uygun dayanım özelliklerini göstermesi beklenir.
Uygulandığı yüzeye geçici bir süreyle koruyuculuk sağlaması hedeflenen, öngörülen geçici süre sona erdikten sonra kolayca soyularak yüzeyden ayrılan boyalar.
Akışkanlığı ayarlamak için organik çözgenler yerine suyun kullanıldığı boyalar sulu boyalar olarak tanımlanır. Sulu boyalar, lateks boyalar, suyla inceltilen boyalar ve sulu emülsiyon boyalar gibi üç alt gruba ayrılırlar. Sulu boyalar için sektörde yaygın olarak “Su esaslı boyalar” ve “Su bazlı boyalar” terimleri kullanılır. Bu terimler yanıltıcıdır. Çünkü, su, kuruma sürecinde boyayı terkeder. Oysa, bir şeyin esası, onun karakterini belirleyen ayrılmaz unsurudur.
Bağlayıcı olarak sulu emülsiyon polimerlerinin kullanıldığı boyalar.
Bileşiminde suyla inceltilebilen polimerlerin ve genellikle % 15’ in altında suyla karışabilen alkol, glikol gibi çözgenlerin yer verildiği ve kullanım öncesinde su kulanılarak inceltilebilen boyalar. Bu grup boyalara, yanlış olarak “suda çözünen boyalar” de denilmektedir.
Çeşitli tarım makinalarına, tanker, vana, depo, pulluk, vd tarımsal donatılara ve kürek, makas, testere gibi tarımsal el aletlerinin bazı kısımlarına uygulanan boyalar. Tarımsal araç-gereç boyaları, aşınmaya, kimyasallara ve paslanmaya karşı yüksek direnç sağlayacak biçimde tasarlanırlar.
Bu boya üretim yaklaşımında, geniş bir bağlayıcı uyuşurluğuna sahip bir reçine, ortak dispersiyon reçinesi olarak seçilir ve bu reçine içinde, çeşitli pigmentler ayrı ayrı ezilerek istenen ezme inceliğine getirilir. Daha sonra, istenen bir boya rengi bu pastalar kullanılarak renk eşlemesi yapılır ve uygun hesaplamalarla miktarları belirlenen diğer girdilerle boyanın alt ilavesi yapılır. Bu yaklaşımın başlıca üstünlükleri, uyuşur reçine kullanarak çeşitli ürün grupları için kullanılabilen ortak pastalar yapıp değirmenler başta olmak üzere üretim aracı kapasitelerinin ve stok alanlarının daha iyi optimize edilmesi ve hızlı üretim yapılabilmesidir. Yaklaşımın öne çıkan zayıf yanlarıysa, derişik pigment pastaları kullanılması nedeniyle hassas renk eşlemenin yapılamaması; derişik pasta ortamındaki pigmentlerin, zaman içinde yumaklaşarak, renk şiddeti düşüklüğü, parlaklık kaybı, tanecik oluşumu, pusluluk gibi sorunlara yol açmaları olarak sayılabilir.
Çözgen içermeyen; bağlayıcı olarak seçilen polimerlerin camsı geçiş sıcaklıkları oda sıcaklığından yüksek olan boyalar. Toz boyalar, 20-100 mikron arası büyüklüklerde tozlara dönüştürülürler. Yüzeyi kaplayan tozlar, yüksek fırın sıcaklıklarında eriyerek ince bir film oluştururlar.
Bu uygulamalarda, havayla karıştırılarak akışkanlaştırılan toz boya, ucunda bir meme bulunan toz boya tabancasından püskürtülür. Memeye yerleştirilen bir eksi (–) elektroda uygulanan 40–100 kV civarı yüksek gerilim hava moleküllerini iyonlaştırır. Oluşan bu iyon bulutu, “korona” olarak adlandırılır. Oluşan ve “Korona” olarak da anılan iyon bulutundaki eksi yüklü iyonlar toz boya parçacıklarının yüzeylerine tutunarak onları eksi yükle yüklerler. Topraklama yoluyla artı (+) elektrot konumuna geçen boyanacak nesne bu toz parçacıklarını kendine çeker. Yüzeye ulaşan toz boya zerreleri yüzeyle temas sonucu yüksüzleşirler. Oluşan gevşek toz boya filmi, daha sonra fırınlanarak, iyi yapışan, sert, sağlam, sürekli bir filme dönüştürülür.
Uçakların iç ve dış yüzeyleriyle çeşitli parçalarının boyanmasında kullanılan astarlar, son katlar ve özel amaçlı boyalar. Uçaklarda, yüksek mekanik dayanımı en düşük yoğunluklu malzemeyle karşılama gereği, aluminyum alaşımlarının, komposit plastiklerin, titanyumun yüzey olarak kullanımı yaygındır. Uçuşlarda, bulut koruması olmaksızın yoğun UV maruziyeti söz konusudur. Ayrıca, boyalı yüzeylerin kısa süreler içinde büyük sıcaklık değişimlerini yaşaması da bir başka önemli parametredir. Bu nedenlerle, uçak boyalarında, yüzeye çok iyi yapışan astarlar ve gerek UV dayanımı gerekse esnekliği çok yüksek özel son katlar kullanılır.Alüminyum ve alaşımları kullanım yaygınlığının temel sebepleri düşük yoğunlukta ve yüksek mekanik dayanımda (veya dayançta) olmaları, yüksek korozyon dirençleri ve üretim kolaylıklarıdır. Alüminyumun yanı sıra, çeşitli mühendislik polimerleri ve takviye elemanları kullanılarak yapılan kompozit (bileşik) malzemeler, ayrıca, magnezyum, titanyum ve çelik de kullanılmaktadır.
Yaş boyaların elektrostatik uygulamalarında, elektriksel devrenin tamamlanabilmesi için, boyanacak yüzeye ulaşan boya zerreciklerinin, üzerlerindeki yükü yüzey üzerinden toprağa aktarabilmeleri gerekir. Bunun için de, uygun çözgenler ve katkılsar kullanılarak, yaş boyanın elektriksel iletkenliğinin yeterli hale getirilmesi gerekir.
Boyanın, ambalaj içindeki haliyle sahip olması gereken özelliklerini (viskozite, katı madde, yoğunluk, ezme inceliği, çökme kararlılığı, vd) belirlemek amacıyla yapılan testler.
Ambalaj viskozitesindeki ve uygulama viskozitesindeki boyaların, genellikle g/ml cinsinden ölçülen yoğunlukları. Boya yoğunlukları, yaygın olarak piknometrelerle ölçülür. Piknometreler, alüminyumdan veya paslanmaz çelikten yapılma, sabit hacimli ve kapaklı kaplardır.
Sahip olduğu katı madde oranının, söz konusu boya için, o zaman diliminde yerleşik olan düzeyin belirgin ölçüde üzerinde olduğu yaş boyalara verilen addır. Gerek uçucu içeriğinin düşük olmasının bağlı olarak çevre üzerindeki etkinin azalması, gerekse aynı kalınlıktaki kuru filmin daha kısa süreli uygulamalarla yapılabilmesi ve dolayısıyla boyama hızının artması gibi nedenlerle yüksek katılı boyalara gösterilen ilgi yüksektir. Yüksek katılı boya formülasyonunda temel hedef, boya içindeki uçucu olmayan (non-volatile) girdilere olabildiğince az çözücü girerek uygulama viskozitesine ulaşmaktır. Bu amaçla, bağlayıcı olarak reaktif monomer veya oligomerlerin kullanılması, düşük molekül ağırlıklı polimerlerin kullanılması, pigment pastası viskozitelerini çok düşürebilen dispersiyon katkılarının kullanılması, bağlayıcı viskozitesini en çok düşüren çözgenlerin kullanılması, çapraz bağlanmaya katılarak filmde kalan reaktif incelticilerin kullanılması, v.d. teknikler kullanılır.
Terim
Tanım
General term for coatings with superior corrosion resistance and mechanical properties for protection of the surfaces prone to corrosion
General term for organic coatings used for protection and decoration purposes on wood surfaces for indoor and outdoor applications such as furniture, doors, window frames, floors, fences etc. Some examples of wood coatings are: wood preservatives, stains, primers, sealers, putties, pigmented and clear topcoats.
Coatings applied to submerged surfaces in order to avoid accumulation of certain organisms, their residues and the fouling associated with those residues.
Coatings with the main function of protecting the applied surface against corrosion. Anticorrosive paints avoid corrosion through the binders, pigments and additives in their composition. Water-resistant binders with good metal adhesion, anticorrosive pigments inactivating and protecting the metal surface, additives improving the water-resistance or protecting the metal by electrochemical means are used for anticorrosive coating purposes.
Type of coating applied between the primer and top coat in heavy duty coating applications in order to obtain the adequate total coating thickness.
Multilayer coating applied to the back surface of the mirror in order for the mirror to perform its function. A thin layer of copper coating is applied to protect the silver coating, that enables the reflection on the mirror surface, from corrosion. Mirror coatings are applied to protect the mentioned copper coating from corrosion under humid conditions present in bathrooms etc., where mirrors are widely used.
Intermediate coating applied on dried primer layer, mainly in OEM and car refinish paints. Varnish is applied on base coat while it is still wet to obtain an appealing surface and protection. Usually, base coats also contain metallic and pearl pigments.
Type of coatings used for painting of household goods such as refrigerators, ovens, dishwashers, washing machines and driers. While wet coatings had been commonly used for this application until fifteen years ago, powder coatings are widely used presently.
Coatings used in high speed lines to coat coils (metals shaped into foils and winded as a roll) resulting in flexible and high resistance coatings. See Also Pre-coated metal (PCM)
1) Organic coating material that contains coloring substances called pigments; 2) Organic coating film that contains pigments and is already coated on a surface. (Note: Most of the time the term “paint” is used in place of “organic coating”, since it is the most widely used organic coating)
“Destructive test” equipment used to determine the layer thickness values of different layers in a coating system separately by punching a conical hole in the paint film and observing the layers with a scaled magnifier. A paint borer consists of a right triangle shaped steel knife rotating around its perpendicular edge and a scaled magnifier.
Auxiliary material used to remove the dried coating film from the surface. Paint removers contain strong solvents gelled by various binders and additives, and provide removal of the coating film by inflating/swelling effect of solvents. Paint removers should be miscible with water to allow rinsing of the swelled coating.
Material obtained by coating the coils with high temperature cured coatings on high speed lines. Pre-coated metal is an interesting solution for: 1) quality and durability due to the usage of specially designed coatings 2) environment due to burning of the released VOC in after-burners and recycling as energy 3) efficiency due to high speed application.
Coloring chemical substance in the form of small particles so as not to cause the scattering of light, and is soluble in water and some organic solvents.
Coated surfaces, giving a gloss value over 80 when measured at 60° with a glossmeter, are called high gloss paints.
Coatings having viscosities low enough to enable the application even if they do not include solvents in their formulations. Solvent-free liquid coatings are produced with binders obtained from low molecular weight polymers, oligomers or reactive monomers. (e.g, Radiation curable coatings, solventless epoxy coatings etc.)
Coatings containing binders that are soluble in organic solvents.
Coatings containing binders that are soluble in organic solvents.
Coatings with superior corrosion and water resistance used for yachts, commercial and naval marine vehicles and containers for sea transportation.
Coatings used for interior and exterior surfaces of sea containers. Primary function of exterior coatings is high resistance against corrosion and water. For this purpose, epoxy based primers and, acrylic, chlorinated rubber or alkyd based top coats are used. Interior coatings are expected not to be affected by the dry load carried in the container and to prevent contamination of the dry load by container’s interior surface or the coating itself.
Flexible coatings used for tanned leathers of animals such as cattles, pigs and sheep to obtain a more appealing look.
Two component coatings having one epoxy resin based and one polyamide resin based component.
Segment of industrial coatings market that covers the sub-segments which are not classified as seperate technical or commercial groups. According to Paint Research Association (PRA), these sub-segments are as follows: Heavy Duty Coatings, Heating, Ventilation and Conditioning Coatings; Auto Ancillary Industry Coatings; Metal Furniture, Accessories and Connections Coatings, General Metal Industry Coatings. However, since industrial structure in Turkey has some differences with those in highly developed industrial countries, the General Industrial Coatings segment in Turkey, includes some other activity fields which PRA classifies as seperate segments of Industrial Coatings market. In line with this, General Industrial Coatings activities in Kansai-Altan are structured to serve the following sub-segments: Agricultural Vehicle Coatings, Heavy Duty Machinery Coatings, Steel Construction Coatings, Construction Material Coatings, Household Instrument Coatings, General Metal Industry Coatings. See Also Industrial Coatings
General name for architectural and constructional coatings that have primary function of decorating interior and exterior parts of buildings, and secondary function of protection. They are also known as decorative coatings.
Self polishing coatings are mainly applied to submerged surfaces and produced using binders that undergo controlled hydrolization in sea water. Residues accumulated on the surface, leaves the surface together with the top coat binder as a result of water contact. Thus, leaving a clean and polished surface.
Paint especially designed and produced to give a wrinkled appearance. Wrinkled paints are designed so that the upper surface of the wet paint dries faster than the overall film.
Electrostatic coating method used to coat a positively charged surface with little loss, using powder coating particles charged by air molecules ionized under high voltage.
Paints produced using latex binders which are aqueous emulsions of solid polymer particles.
Organic coating applied on inside and outside surface of a can is called “can coating”. Can coatings are used to form an isolated layer between packaged goods and packaging material, as well as prevent rust formation on the outside surface of packaging materials and enhance aesthetics.
General name of paints, having glossy surfaces as newly sandblasted because of the aluminium pigment flakes in their composition.
Putties, primers and top coats used for painting partly or in full if an accident happens or a scratch occurs on the car in the assembly line. Plastic parts, seats made of fibers and polymeric foams and other non heat resistant accessories, do not allow the exposure of the car to temperature above 80°C. Therefore, car repair paints should be dried and cured below 80°C. On the other hand, to eliminate color and gloss differences between the painted part and the whole car, during the assembly line and throughout the service-life of the car, the resin and pigments used in repair paint should have similar durability as the OEM coating.
Vast majority of automotive components used at manufacturing plants where the main purpose is to produce cars in rapid assembly lines, are produced at various automotive component plants. Putties, primers, top coats and clear coats used for painting metal or plastic parts like engines, radiators, filters, seats, mirrors, bumpers, interior plastic parts, rims, hubcaps etc. are called automotive component coatings. In addition to paints applied to original vehicle components, paints applied to spare parts especially during the service-life of vehicle are also considered as automotive component coatings.
Paints applied to automotive products in OEMs' paintshops for bringing protection and visual attraction to cars. Nowadays, coating system of a passenger car is composed of following layers with their functions given in parenthesis.
1) Cathodic Electro Deposition (CED) primer applied by dipping (to provide high corrosion resistance).
2) Primer surfacer applied by spraying (to increase stone chip resistance and to smooth the surface for topcoating).
3) Top coat layers applied by spraying (to increase exterior durability of coating system and to bring an appearance with glossy and attractive colors that last for long periods).
A coating technique in which paint continuously falls through a slit, onto panels transported on a conveyer belt. This method is used especially in rapid lines for manufacturing sheet shaped furniture components and mirror coating lines.
Destructive measuring device used to determine the thickness of paint film by incising a V-groove through the film and observing the thickness with a microscope bearing a measuring scale.
Paints produced using PVC plastisol resins. PVC plastisol resins are prepared by dissolving plasticizers like dibutyl phthalate or benzylbutylphthalate in thermoplastic PVC resin. PVC plastisol based coatings have remarkable properties like water and chemical resistance in addition to corrosion resistance when they are applied as topcoat of 100-200 mikrometer thickness in metal coating industry.
Due to the market dynamics as well as the sophistication of paint technologies, industrial coatings market is divided into sub categories. Prestigious UK based research institute Paint Research Association (PRA) defines these categories as, automotive OEM, automotive refinish, motorcycles, trucks, buses and other vehicles, rail, marine, aircraft, protective coatings, industrial wood coatings, agriculture, construction and earthmoving, pre-coated metal sheet and extrusions, metal packaging coatings, general industrial coatings. Some fields of activity in the Industrial coatings market in Turkey do not have sizes enough to classify them as seperate market segments. Therefore, they are included in the segment called General Industrial Coatings. See Also General industrial coatings
Paint produced using pearlescent pigment, in order to obtain various visual effects depending on the viewing angle.
Paints in which cellulose nitrate is the main binder. Cellulosic paints cure by evaporation of solvent. The flexibility of cellulosic paints are increased by adding alkyd resins and plasticizers into their formulation.
Paints produced using synthetic resins as binders instead of natural oils or resins, during the first period of industrialized paint production. Since, first resins that became widespread were alkyd resins, historically, synthetic paints and alkyd resin terms are used interchangeably. Although most of the paint resins used nowadays are synthetic, use of synthetic paint term for defining alkyd resins is still common.
Paint that is applied on the back surface of metal coils to protect this side from corrosion.
Paint application performed by using three parallel rollers named as pick-up, feeding and applicator. Pick-up roller immersed in paint pan, moves around its axis and transfers the paint to the feeding roller which it is in touch with. Feeding roller transfers the paint to the applicator roller in contact with it. Application roller, transfers the coating onto the material to be coated which is moving on a conveyor belt. See Also Direct roller application, Reverse roller application
The last coat applied in a coating system. Since topcoats are exposed directly to the outdoor conditions, they are expected to have certain durability.
Paints that can provide protection for a certain time to the surface on which they applied and after this period, they can be easily removed from the surface.
Waterborne coatings are defined as coatings in which water is used for adjusting flow behaviour instead of organic solvents. They are subdivided into three groups as latex coatings, water reducible coatings and, emulsion coatings. Waterborne coatings are commonly misnamed as water based coatings. This term is misleading because basis of something is the inherent element that determines its characteristics, whereas water leaves the paint during drying.
Paints in which waterborne emulsion polymers are used as binders.
Water reducible paints contain water reducible polymers as well as water miscible solvents such as alcohol or glycol generally below 15%. Water reducible paints, can be reduced using water before application. They are commonly misnamed as water soluble paints.
Paints applied to various agricultural machines, tankers, valves, tanks, plows and other agricultural equipment in addition to some parts of agricultural hand tools like shovel, scissor and handsaw. Paints for agricultural tools are designed to have high resistance against wear, chemicals and corrosion.
In this paint production approach, a resin with a high compatibility range is selected as main dispersion resin and different pigments are dispersed separately to a certain grain size using this resin. Color matching is performed using this pigment pastes and letdown is done by adding remaining ingredients after a proper calculation. The main advantages of this approach are, better optimization of capacity of production equipment (especially the mills) and storage areas in addition to reduced production times. It is achieved by producing common pigment pastes, which can be used in various product groups owing to the compatible resin used. The drawback of this approach is the difficulties in sensitive color matching because of highly concentrated pigment pastes in addition to the possibility of decrease in color strength, gloss as well as haze and formation of particles due to pigment flocculation during storage.
Solvent free coatings which use resins with glass transition temperatures higher than room temperature. Powder coatings are comminuted to 20-100 microns. Powders clung to the surface forms a thin film after high temperature baking.
Through these applications, powder coating fluidized by mixing with air is sprayed using a powder gun with an orifice. A high voltage of 40-100 kV connected to a negative electrode at the orifice ionizes air molecules. This cloud of ions is called “corona”. Powder particles pick-up anions when passing through the corona and become negatively charged. Since the object to be coated has become anode because of grounding it attracts particles to its surface. Particles are neutralized when they reach the surface. Loose powder coating film, turns to a tough, durable, continuous, film with good adhesion after baking.
Aerospace coatings include primers, top coats and specialty coatings to paint the interior and exterior surfaces as well as various parts of airplanes. Need for high mechanical strength neccessitates the use of low density materials, made use of aluminium alloys, plastic composites and titanium widespread in aerospace coatings. During flights, airplanes are subjected to high grade UV exposure without protected by clouds. Moreover, sudden temperature change is another important parameter. Therefore, in aerospace coatings, primers with good surface adhesion as well as topcoats with high UV durability and flexibility are employed. Aluminium and alloys are preferred because of their low density and high mechanical strength in addition to corrosion resistant nature and their ease of production. Together with aluminium, composite materials produced from different types of engineering polymers and reinforcing materials, magnesium, titanium, and steel are used.
To complete the electrical circuit during wet paint electrostatic applications, the paint droplets reaching the surface to be coated should transfer the charge to the ground. Thus, the conductivity of the paint should be adjusted using proper solvents and additives.
Test to determine the properties that a paint should have in the package (i.e., viscosity, solids%, density, fineness of grind , settling stability etc.)
Density of paints in package or application viscosity. It is measured in g/ml units. Paint density is commonly measured with pycnometer. Pycnometers are constant volume cups made of aluminium or stainless steel.
General name of liquid paints with a solid content considerably higher than that of the conventional paint. High solids coatings are gaining attention because of reduced effects on environment due to low volatile content and short application times owing to the fact that with high solid content less time is needed to achieve the same dry film thickness. The aim of high solid coating formulation is, achieving application viscosity by adding minimum amount of solvent to the non-volatile constituents. Therefore, use of reactive monomers or oligomers, low molecular weight polymers, dispersion additives that can considerably reduce pigment paste viscosity, in addition to use of solvents that can reduce binder viscosity and reactive diluents which stays in the film by participating in crosslinking reaction are the main strategies in designing high solids coatings.